Kesinlikle literatürde "ilk yazı sendromu" gibi bir zımbırtı olmalı, şimdi arasam Google'da kesin bulurum ekşi'de veya uludağ & itü gibi benim hala yadırgadığım sözlüklerin birinde...
Ne zor işmiş bu yahu alt tarafı bir yazı yazacaksın, gazlayacaksın gidecek. Acaba bu kadar basit mi gerçekten dilediğin gibi yazmak? Yoksa bazı faktörler mi var seni sen olmaktan çıkartıp başkalaştıran, gerçek hayattaki benden az buçuk değişik bi başka ben haline getiren? Statün, ünvanın, ailen, pagerank kaygın ve hatta seni takip edenler. Şimdi mikrodan makroya geçeceğim ya, bir kurumsal site telaşı sardı bünyemi. Hani bu blog hesapta etiketim olacak ya benim :) Lafı çok uzatmadan sadede geleceğim, mümkün olduğu kadar sık olacak şekilde, samimi bir üslupla yazacağım günlüğümü, yani normal hayatta konuşan ben gibi... Beni tanıyanlar vardır belki aranızda, öyle sizli bizli konuşmaları, artistik patinaj hareketleri, hava cıva terimlerle akıl almaya çalışmayı pek sevmem.
Blogumu açmamın en büyük nedeni, sizlerle hayattaki bazı keyiflerimi paylaşmak, sizlerin de hayattaki keyiflerinizi keşfederek bünyeye uygun olanları kendime adapte etmek ve en güzeli de bu keyifleri beraberce yaşamak...
Blogumda inanılmaz bir gramer, harika bir yazım dili veya edebi bazı esintiler aramayın. Konuştuğum gibi yazacağım çoğunlukla ama tabii ki de güzeller güzeli Türkçe'mizi katletmemeye özen göstereceğim. Argo kelimeler bu blogda zaman zaman görülebilir. Eğer beni takip etmeyi kafanıza koyduysanız aman lütfen, sizden rica ediyorum, "Aaa bak oluyor mu çok ayıp!" "Hiç sana yakışıyor mu ağzına biber sürerim!" gibi "Öğreten Adam" / "İngiliz Mürebbiye" triplerine girmeyiniz.
Elbette zaman zaman işimle veya sektörle ilgili sizlerle bazı hikayeleri paylaşacağım ama blogumda mümkün olduğunca kendimden, zevklerimden, yaşanmışlıklardan bahsedeceğim. Makale, araştırma vs gibi hikayeler için zaten harika kaynaklar var. Bu kaynaklardan kopyalayıp kopyalayıp blogumda sizlerle paylaşmamın pek anlamlı olmadığını düşünüyorum.
Kendimden öyle çok detaylı bir şekilde bahsetmeme pek gerek yok diye düşünüyorum. Linkedin'iydi Facebook'uydu sağolsunlar herşey zaten tabak gibi ortada :) Ama kısaca değinmek gerekirse: 76 doğumluyum, ki en iyi mahsüldür, Akrep burcuyum, hayatımın aşkıyla evliyim ve İstanbul'da Suadiye'de ikamet etmekteyim.
Uzun yıllar özel bir bankanın sırasıyla çağrı merkezinde, bilgi işlem ve de en son alternatif dağıtım kanalları departmanlarında çalıştıktan sonra Afyon 8. Merkez Bakım Komutanlığı'nda kısa dönem askerlik görevimi ifa ettim. Ardından 4 yıl önce Samsung Electronics Türkiye'de Dijital Pazarlama Yöneticiliği & Bilgi İşlem Müdürlüğü görevine getirildim. O gündür Online'ı senin Mobile'ı benim, server'ıydı ERP'siydi uğraşıp duruyorum.
Motosiklete binmekten ve müzik dinlemekten inanılmaz keyif alıyorum. Ducati Monster'ımın üzerine titrerim ve Pink Floyd hastasıyım. Karikatür çizmek, para & pul koleksiyonu, yelkencilik gibi bazı zevklerimi ergenlik dönemimde dondurmuş bulunuyorum. Yemek pişirmek ve sevdiklerimle sofra paylaşmak, benim için meditasyonların en harikalarından... Stanley Kubrick, David Lynch ve türevlerini izlemekten çok büyük keyif alıyorum. Korku filmleri ise benim için vazgeçilmezlerden.
Gülmek için yaratılmışım adeta, somurtmaktan nefret ederim. Ota bota :) gülmek değil elbet kastettiğim, hele ki GırGır'la Abdülcanbaz'la, Limon ile büyümüş, zaman zaman amatörce bazı dergilere çizmiş biri olarak...
Bir mizahçı adayı olarak, zaman zaman başkaldıran, muhalif kişiliğim baskın çıkar, huysuzlaşırım. Yaptığımız işi bir ilüzyonmuş gibi gösterenleri, guru geçinip tüyü bitmemiş sübyanların aklını iki alevli terimle almaya çalışanları, kral geçinenleri ve kraldan çok kralcıları, saygı sınırları çerçevesinde ve asla küçük düşürmeden, gerekçeleriyle eleştiririm.
Şaka maka ilk yazım ortaya çıktı gibi. Galiba işin en zor kısmı buydu, bundan sonrası kolay :) Gün içerisinde ff ile mikro takılırken, akşamları zaman buldukça sizlerle makro paylaşımlarda bulunacağım.
Dumansız hava sahası uygulamasının ilk pazarı herkese selam olsun...


27 yorum:
Blogun daha ilk yazısı güzel beya... :)
Hayırlı olsun deyip merakla bekliyoruz devamını da. :)
Güzel yürekli, güzel gülen adam, Allah gülmeni hiç eksiltmesin, senin ilk yazını bir kandil günü okuyup yorumlamak varmış kaderde, ömrünü, sonuna kadar keyifle yaşaman ve pırıl pırıl ismini sonsuza dek öyle pırıl pırıl saklaman dileğiyle. Eşinle ve ailenizin müstakbel bıcırık üyeleriyle mutlu bir ömür dilerim. Sevgi, saygı, dostluk Ömer kardeşinden..
ellerin dert gormesin, diger yazilarini bekliyor olacagiz
Aramıza hoşgeldin Ömer Hocam, ilk yazınızla bağımlılık yapacağınızın sinyallerini vermişsiniz valla sabırsızlıkla devamını bekliyoruz. :)
nice bol yazilara, ve hayirli olsun. =]
Canım Ömi'm!
Buram buram sen kokan, aklın ve yüreğinle harmanladığın bir yazı olmuş. Akıcı ama sıkılmadan okuyacağım, uzun uzun yazılar yazan bir blogger olacaksın gibime geliyor.Umarım sıkılıp bizi yazılarından mahrum bırakmazsın. Uzun yıllar güzelce yazman ve okunman dileğiyle.
Eşin Eda Suner
Ömer,sen şimdi böyle şahane bir yazı dökünce niye daha önce ben de düşünmedim diye iç geçirdim.Tebrik ediyorum seni,okuduğum en akılda kalıcı blog selam yazısıydı :)
ff'deki cümlelerinle bile birçok gündemi sıklıkla takip ettiğin aşikardı.bloggerda makro yazılarını heyecanla bekliyoruz.
samimiyetin ve o şeker kızla mutluluğun sonsuz olsun Ömer...
Dumansız hava sahası zedelerden olarak son cümlen beni kahretti.Evet o gün bu gün di mi?Günde karı-koca 4 paket sigara içen arkadaşlarım olaya son noktayı koyalı 4 gün oldu ve ben de bio rezonans mı nedir öle bişiyle bırakıcam inşallah.Haftaya randevum.Bakalım sonucu bloğumda yazıcam.Umarım ilk ve son denemem olur:)))
Blogunuz hayırlı olsun. Gerçekten çok hoş bir ilk yazıydı.
Ben de "bu blog etiketim olacak" diye düşündüğüm için, kendi blogumda argo vs. kullanmama kararı aldım ve bir baktım ki bloguma yazamaz olmuşum. Artık mecburen 2 ayrı blog yönetiyorum argolu/argosuz gibisinden. Neyse uzatmayayım, iyi ki benim gibi saçma bir karar almamışsınız :))
Oleeeyy :) ben de buyuyunce senin gibi blogger olmak istiyorum omer abi :)
Tebrikler dostum...Harika bir iş çıkartmışsın... Özgür Gerçek
Hoşgeldiniz blog dünyasına.Samimi bi giriş yazısı olmuş gerçekten...Bloğunuzu severek takip edeceğiz gibi görünüyor.Selamlar...
Eger bi ilk yazinsa digerleri nasil olur merak ettim:)
Enerji dolu bir blog olacakmis gibime geliyor.
Bu arada hayirli kandiller diliyorum.
Sevgiler.
hayırlı olsun :) kolay gelsin bundan sonrası için
Enişte yaa, bir giriş yazısı hem uzun hem de okunası işte böyle olur!
Linkin daim olsun.
Sevgiler...
Kasıntısız, samimi bir yazı olmuş, böyle de gider gibime geliyor.Hayırlı uğurlu olsun, Allah zihin açıklığı versin:)
Takipteyiz ailecek.
Sevgiler.
Sibel...
Erdem'in ablası:)) (Telpa'dan)
Ömer'cim,yüreğinin içtenliği,güzelliği ve zekâ(çünkü espri yeteneği zekâ ister)birleşince ortaya çok harika bir yazı çıkmış.Sakın vazgeçme yazmaktan ve paylaşmaktan.Benden de sana hep destek,tam destek :)
Seni ve Eda'mı kocaman öpüyorum.
Hadi hayırlı olsun Ömer daha ilk yazın böyle ise kimbilir zamanla neler döktüreceksin demek ki :)
Heyecanla bekliyoruzz.
O tatlı mı tatlı Eda'nla sana ömürlük mutluluklar.
Bir erkeğin "ilk yazısını" sıkılmadan okuyacağımı ummazdım, tebrikler...
Herkese tek tek çok teşekkür ederim. Gerçekten beni gaza getirdiniz. Elimden geldiğince bu güzel yorumlarınıza layık olmaya çalışacağım. Herkese sevgiler ve saygılar :)
Blogküre, Suner ailesinden yeni bir üye daha kazandı :))
İlk yazılar zor oluyor her daim. Ben defalarca blog açıp kapattım. Teknik bişeyler mi paylaşayım, özel bir konuya mı odaklanayım derken hiç planlamadığım bir şekilde şimdiki halini aldı blogum. Bundan dolayı da çok mutluyum. Seviyorum blogumu, blogküreyi, blog yazarlarını :)
Friendfeed ise nedense sevemedim, bana samimi gelmiyor. Bu benim kuruntum büyük ihtimalle ama napalım, o kaybediyor :)
Dilerim daha çok burada takılıp, bolca paylaşımda bulunursun.
Selamlar, sevgiler.
hayırlı uğurlu olsun efenim :))
ilk yazı milk yazı, hiç sıkılmadan okudum valla... şimdiden sonraki yazılar için heyecanlıyım :)
Merhaba Ömer, blog dünyasına hoşgeldin, eşini büyük zevkle takip ettim uzun süre, seni de elimden geldiğince takip edip desteklemeye özen göstereceğim, umarım herşey gönlünce olur...
esinin blogunu surekli takipteyim we ordan gordum linkide
acaip pozitif enerji dolu bir blog olmus tebrik ediyor
dewamini merakla bekliyorum...
Merhaba Omer
Ben esinin hayrani Yeliz :)
Esinin bloguna girip bayilmistim o gun bu gundur kendileri stilimin direktorudur :)
Simdi onun profiline bakarken gordum ve selam vermeden gecemedim
sevgiler
Dostum en sonunda bu blog işine senide mi bulaştırdılar?.. Çok güzel yazıyorsun. Keşke daha önce bulaştırsalardı
böyle ilk yazı görmedim!! e zor kısmı bitmişti gerçekten..
mikrodan makroya geçişini 3 yazıyla sınırlandırmamalıydın:))
Yorum Gönder