Motosiklet... Son dönemin yükselen trendi, bazılarının yaşam tarzı, büyük bir çoğunluğun trafik çilesinden kurtuluş reçetesi... Chopper'cılar, endurocular, Vespa'cılar, yarış tutkunları, naked hastaları, drag delileri. Türü ne olursa olsun, biz çok sevdik motosikleti. Zaten ezelden de severdik; Java, MZ, PUCH, Mobylette ve aklıma gelmeyen daha niceleri günlük hayatımızın, özellikle de Anadolu'da, bir parçasıydı.

Eee ne de olsa at ~ avrat ~ silah demedik mi yola çıkarken? Avrat kısmına diyecek bişi yok. Silah biraz metamorfoza uğrayıp cep telefonuna dönüştü (ya da ben öyle umuyorum diyelim) masalara çat çut 6 patlar tabancalar değil, 5 megapiksel telefonlar konuluyor artık... Gelelim "at" konusuna. Her ne kadar "Aaa at da araba di mi?" diyenler olacaksa da bence at gitti yerini motosiklet alıverdi. Eski hanların önüne bağlanan atlar yerini, karamel mokiyatto kahvehanelerinin önüne çekilmiş gıcır motosikletlere bıraktı artık.

Bu güzel rüzgarı yakalamışken birkaç konuya çok dikkat etmemiz lazım diye düşünüyorum.

Evet şehir içi ulaşım için motosiklet hayatı süper kolaylaştıran bir araç. Sadece şehir içi değil günü birlik turlar, grup gezileri de ağzımızın sularını akıttığımız aktiviteler. Facebook'ta, friendfeed'de, Flickr'da bu gezi tozu resimlerini görüp bu sevdaya kapılmamak gerçekten çok zor. Ama diğer yandan da unutmamalıyız ki motosiklet denen zımbırtı hayatımızı çok kolay tehlikeye sokabilecek bir hikaye.

Ne sürücülerimiz kafa olarak ne de yollarımız altyapı olarak m'alesef bu keyfe çok uygun bir ortam oluşturmuyor henüz. Dikiz aynasından gözlerinin içine baka baka sıkıştıranlar mı istersin, kapısını aniden açıp tükürenler mi? Yoksa babacıklarının altlarına çektiği üçbin beşyüz beygirlik spor arabalarıyla yanlarındaki kız arkadaşlarına veya gelin başı yaptırıp dört kilo jöleyle saçlarını anıtlaştıran kankalarına hava atmak uğruna seni sürekli taciz eden genç delikanlılar mı? Mıcır dökülüp bırakılmış yollardan, karadelik misali çukurlardan, farsız lambasız kamyonlardan falan hiç bahsetmiyorum.

Biz bu kadar hazır değilken markalar hiç de öyle görünmüyor. Hemen hemen tüm marka ve modeli ülkemizde rahatça bulmak mümkün.

Güzel de bir pazar oluştu. Tür tür motorlar, rengarenk kasklar, montlar, ayakkabılar...

Bir eğitim eksik kaldı. "O da bine bine öğrenilir canım n'olcak. Alt tarafı şurdan şuraya gidiyorum Vespa'mla" zihniyeti oldukça endişe verici. Cicili bicili deri süslemeli kaskı takıp, ayağa konversi geçirmekle m'alesef olmuyor bu işler. İşin hava cıva, trend kısmı iyi hoş da bu işin ucunda can var, canlar var. Ama lütfen dikkat ne kendinizi ne de karşınızdakinin hayatını karartmayın. Kask, mont, bellik, dizlik, ayakkabı ve eldiven mutlaka giyin. Çok zahmetli görünse de her seferinde giyinip soyunmak sonra "Ah keşke" demekten iyidir. Bu konuda bir ders bin nasihate denk olmuyor, ders sonrası sınıf direkt dağılıyor, tekrar toplanmamak üzere...


Motosikletin bir de diğer yüzü var. Şeytani yönü. Hız tutkusu, güç tutkusu... Motorun altınızda çıkarttığı hırıltılar, homurdanmalar; genzinizi yakan benzin kokusu, o "güç"... O güç ki asfaltta kolay kolay hiçbir otomobilin yanınıza bile yaklaşamayacağı, kalkışta tozunuzu yutacağı, 3 saniyede 100 kilometre, 300+ son süratler...

Tabi bu yukarıdaki paragrafta dediklerimin hepsi, caddeler için değil, pistler için geçerli...

Son birkaç zamandır takip ettiğim bir deli var. Kendisine "Ghost Rider" deniliyor. Gerçekten rahatsız bir abi. Birçok videosu mevcut nette, ama ben sizlerle favorim olanını paylaşmak istedim. Lütfen evde denemeyin! :)


5 yorum:

Burak BUDAK dedi ki...

Motor gerçek bir tutku ama dediğin gibi de bir ölüm makinası. Yani dikkat, ksk, giyim o kadar önemliki anltılmaz. Geçtiğimiz yaz çok büyük olmasa da bende bir kaza geçirdim ve gerçek anlamda şanslıydım. İki kolum feci yaralandı ama ufak bir kaç izden başka bir şey kalmadı.

Sakın ama sakın kasksız binmeyi denemeyin.

иαℓαи dedi ki...

hoşgeldiniz enişte :)

Ömer Suner dedi ki...

Burak'cım çok geçmiş olsun, hatırlıyorum o olayı... Nalan hoşbulduk :)

nalan dedi ki...

hayirli olsun aramiza hosgeldin demek icin ugradim
ben Edanin Nalan ablasi

birdutmasali dedi ki...

OOO
ÇILGIN AİLE !
:)))
AMA YİNEDE HAYATA TUTUN LÜTFEN.

YOLLARIN AÇIK OLSUN.